İçeriğe atla

12 Mart'tan 12 Eylül'e Türkiye'de Din-Siyaset İlişkisi

-Devlet, İktidar ve İrtica-

12 Mart'tan 12 Eylül'e Türkiye'de Din-Siyaset İlişkisi – Ali Can Efe – Kaynak Yayınları kitap kapağı
12 Mart'tan 12 Eylül'e Türkiye'de Din-Siyaset İlişkisi – Ali Can Efe – Kaynak Yayınları kitap kapağı
%25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM •

Kaynak Yayınları

Yazar:Ali Can Efe

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

300.00₺400.00₺%25 İndirim
Barkod:9786256953949
ISBN:9786256953949
Sayfa Sayısı:360 Sayfa
Ürün Ebatı:13.5x23 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
0 görüntülenme

Bu kitapta 300 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Türkiye'de çok partili hayata geçilmesiyle birlikte, dinin siyasete alet edilmesi bizzat siyasi partiler eliyle başlatılmıştır. Özellikle 1971 muhtırası sonrasındaki ara rejimden 1980'e kadar olan süreçte, 1961 Anayasası'nın tanıdığı kişi hak ve özgürlükleri kısıtlanmış; milliyetçi ve dini motifli silahlı gruplar desteklenerek ülkede bir anarşi ortamının doğmasına zemin hazırlanmıştır. 1971-1980 dönemi siyasi yaşamında din, stratejik bir araç olarak konumlandırılmıştır. Bu dönemde eğitimden sağlığa, ekonomik yaşamdan adalet sistemine kadar her alanda ve sağ partilerin kadrolarında tarikat mensuplarının yer alması, 1980 sonrası uygulanacak olan Türk-İslam Sentezi için bir ön hazırlık niteliği taşımaktadır. Dönem boyunca kurulan Milliyetçi Cephe Hükümetleri esnasında, milliyetçi ve dini militan örgütlerin işbirliğiyle başta Maraş ve Çorum olmak üzere birçok kentte kitlesel katliamlar yaşanmıştır. Dönemin sağ liderleri bu olaylara sessiz kalmakla yetinmeyip yaşananları inkâr etmiş ve faillerin adalete teslim edilmesini engellemiştir. Böylece dinin siyasal alandaki etkisi derinleşmiş ve girift bir ilişki ağı kurulmuştur. Dini, milliyetçi veya liberal söylemleri benimseyen sağ partiler, 1971-1980 arasındaki politikalarıyla laiklik ilkesine büyük zarar vermiş; devlet kadrolarını cumhuriyet karşıtı yapılar ve tarikat mensuplarıyla doldurmuştur. 1980 sonrasında ise siyasal İslam düşüncesi, Türk-İslam Sentezi adı altında bizzat iktidar sahipleri eliyle uygulamaya konulmuş ve laik yapıyı tasfiye etme süreci hız kazanmıştır.

Bu çalışma, yalnızca 1971-1980 döneminin siyasal yaşamını analiz etmekle kalmayıp dinin bir baskı unsuruna dönüşme sürecini, siyasal İslam'ın kurumsallaşma adımlarını, devlet kademelerindeki kadrolaşma ağını ve siyasi ihtirasların ülke çıkarlarının önüne nasıl geçtiğini de titizlikle ortaya koymaktadır. Kapsamlı bir tez çalışmasının ürünü olan bu eser, bugünü anlamanın yolunun geçmişi doğru okumaktan geçtiği gerçeğini bir kez daha hatırlatmaktadır.