“Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu” – 6-7 Eylül 1955’i Son Tanıkları Anlatıyor – Serdar Korucu – İstos Yayıncılık

Ana Sayfaya Dön
“Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu” – 6-7 Eylül 1955’i Son Tanıkları Anlatıyor – Serdar Korucu – İstos Yayıncılık kitap kapağı
“Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu” – 6-7 Eylül 1955’i Son Tanıkları Anlatıyor – Serdar Korucu – İstos Yayıncılık kitap kapağı
%7 İNDİRİM

“Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu” – 6-7 Eylül 1955’i Son Tanıkları Anlatıyor

İstos Yayıncılık

Yazar: Serdar Korucu

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

Barkod:9786054640904
ISBN:9786054640904
Sayfa Sayısı:336 Sayfa
Ürün Ebatı:15x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2025
Yazar:Serdar Korucu
52Görüntülenme

Bu kitapta 651 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

"Anneme çevredekiler söyledi, 'Dün akşam İstanbul'da çok fena şeyler oldu' dediler." Kitabın başlığını da oluşturan bu sözler Marina Kalumenu'ya ait. Kendisi Dimitrios Kalumenos'un, yani 6-7 Eylül 1955'i fotoğraflayarak, pogromun hafızalara kazınmasını sağlayan Patriklik Fotoğrafçısının kızı. Kalumenos o geceyi anlatırken "Sadece cansız şeyler mi acı çekti? Hayır!" diyor ve yaşanan şiddet dalgasının insanlara yönelen bölümünü anlatıyordu. Bu kitap, 70 yıl sonra onun izinden giderek Türkiye, Yunanistan ve Fransa'da yaşayan 32 "son tanığın" dilinden o gece yaşananları aktarıyor.Ekümenik Patrik Hazretleri Bartholomeos: "1955'ten sonra Türkiye'den ayrılma fikri Rumların aklına yerleşti. Artık emniyette olduklarını hissedemiyorlardı. Bu dönemden sonra göç etmeye karar verdiler."Dora Mavraki: "İçeri girdiklerinde papaz amcam bahçede saklanırken onu avluda 'Bu kara sakallı papaz nerede?' diye aramışlar. Kendini o siyah cübbesiyle kapatmış."Aliki Şanguloğlu: "Halam diyor ki 'Bugün kızımın okulu var, gelemem ama yarın gelirim.' Ertesi gün kız çamaşır suyuyla intihar etti. Hamileydi! Hamile kalmıştı! Eylülden sonra yaşandı bunlar…"Mihail Mavropulos: "1955'te onları kurtaran bir hayat kadınıydı. O kadın Türk'tü. Aynı binada oturuyordu, ilk kattaydı. … Paskalya'da çörek verirlerdi. … Ve o gece binanın önüne çıktı, 'Burada Rum yoktur' dedi, gelenleri kovdu."Jirayr Karagöz: "Hakkı vardı. Komşumuz… O kırmaya gitti. O adam, 'Madam buram yanıyor, buram yanıyor' dedi ve kırmaya gitti."Hristos Elmacıoğlu: "Bakın diyorum, Rumlar, yani biz çiçek vazosu değiliz. … Bizim başımıza bunlar geldiğinde, siz veya aileniz, babalarınız, dedeleriniz arkadaşlarınız hiç tepki gösterdi mi? Protesto ettiniz mi? Bunu durdurmaya çalıştınız mı? Yapmadığınız için şimdi bunun bedelini siz de ödüyorsunuz."

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
700.00
651.00
1