Angıtların Aşkı – Halil Aslantaş – Cinius Yayınları
%23 İNDİRİM
Angıtların Aşkı
Yazar: Halil Aslantaş
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Barkod:9786051276168
ISBN:9786051276168
Sayfa Sayısı:246 Sayfa
Ürün Ebatı:13x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2013
Yazar:Halil Aslantaş
23Görüntülenme
Bu kitapta 361 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
"Bak sana bu gölün hikâyesini anlatayım. Bunun adı Angıt gölü. Bu gölde kiremit renginde ördekler yaşar." İsmet bunu söylerken iki ayrı çift angıt sağ tarafta gölün kıyısında kanatlarını havalandırıyordu. Sol tarafta daha uzakta da bir grup angıt sürüsü yüzüyordu. İsmet bunları Elif’e gösterdi. "Bu yörede angıtların kutsal bir kuş olduğuna inanılır. Bunların kutsallığı erkek ve dişilerinin birbirlerine çok sadık ve bağlı olmalarından kaynaklanır. Bak hep çift gezerler. Bunlardan bir tanesi ölürse diğeri de ölünceye kadar onun başından ayrılmaz. Ölüsü çürüyüp yok olursa veya etçil hayvanlar tarafından yenilerek yok edilirse eşi ölünceye kadar onun yasını tutar ve bir başka angıtı kendisine eş edinmez. Bir başkası ile zorla bir kümeste yaşamaya mahkûm edilse bile o hep ölen eşine sadık kalır. Yeni eşinin yanında yaşıyormuş gibi görünse de ölünceye kadar aklı fikri eski eşinde kalır. Onun için insanlar buna kutsal bir yaratık olarak bakarlar. Kutsal olduğu için insanlar bunları hiç avlamaz, öldürmez, hatta yumurtasını bile yemezler. Zamanın birinde Bunduk köyünde Avcı Osman varmış. Osman uçar kaçar demeden her attığını vururmuş. Yani köyün en iyi avcısı o imiş. Bir gün yine böyle bir eylül ayında şu karşıdaki Dumanlı dağına ayı avına gelmişler. Avcılar üç koldan ayıyı kuşatmışlar. Ayı onların arasından mezleğe ağaçlarını ve kayaları siper ederek kaçmış. Buradan Maraş yoluna doğru gözden kaybolmuş. İnatçı olan Avcı Osman hırsından onu takip ederek bu gölün kıyısına kadar gelmiş. Ayı karşı dağı aşıp gidince de yetişemeyeceğini anlamış. Hem acıkıp hem de susadığı için şu ilerideki çatal ardıcın dibinde mola vermiş. Nasıl olsa av eti yerim diyerek yanına da hiç azık almamış. Bu gölde angıtları görünce bunları da bir çeşit ördek zannederek bir tanesini ateş ederek avlamış. Avlanan Angıt ölür ölmez Avcı Osman’ın gözleri görmez olmuş, dili tutulmuş, elleri ve ayakları çont olmuş. Ardıcın dibine yığılıp kalmış. Tüfeğin sesini duyan diğer avcılar sesin geldiği yere giderek Avcı...
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
470.00₺
361.90₺
1

