Balkanlar'da Osmanlı Kültürü ve Medeniyeti – Halit Eren, Sezai Öztaş, Haşan Demirhan – Nobel Akademik Yayıncılık
Balkanlar'da Osmanlı Kültürü ve Medeniyeti
%19 İNDİRİM • %19 İNDİRİM • %19 İNDİRİM • %19 İNDİRİM •
Yazar:Halit Eren, Sezai Öztaş, ve 1 yazar daha
Stokta Yok
Barkod:9786258862324
ISBN:978-625-8862-32-4
Sayfa Sayısı:446 Sayfa
Ürün Ebatı:16,5x24
Dil:Türkçe
Baskı Sayısı:1. Basım
Basım Tarihi:11/2026
0 görüntülenme
Bu kitapta 0 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Balkanlar, tarihimizin en hareketli, karmaşık ve bir o kadar da çekici coğrafyalarından biridir. Doğu ile Batı'nın farklı kültürlerinin, milletlerinin, dillerinin, dinlerinin ve geleneklerinin kesişim noktasında yer alan bu coğrafya, tarih boyunca büyük devletlerin ve milletlerin mücadelelerine şahit olmuştur. Hiç tartışmasız ki Balkan coğrafyasının bu köklü tarihinin içerisinde altı asra yaklaşan hâkimiyet süreci ile Osmanlı Devleti çok müstesna bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti Balkanlar'da kurulan ve Balkanlar'da nihayete eren bir devlet olması hasebiyle bu coğrafyada derin izler bırakmıştır.
Osmanlı Devleti'nin on dördüncü yüzyılın ortalarından itibaren Rumeli'ye geçişi, yalnızca bir askerî fetih dalgası değil aynı zamanda idari, sosyal, iktisadi ve kültürel bir dönüşümün başlangıcıdır. Osmanlı Devleti, Balkan coğrafyasında kendi çağdaş devletlerinin çok ilerisinde "istimalet" adını verdiği uzlaştırıcı ve koruyucu politikasıyla farklı dinî ve etnik kökenden toplumların kendi kimliklerini koruyarak bir arada yaşamalarını sağlayan bir düzen kurmuştur. Bu düzen; nehirlerin üzerine kurulan köprüler ile şehirlerin merkezine kurulan camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, saat kuleleri ile bütünleşmiştir. İstimalet politikasının yanında tahrir sistemleri, vakıf müesseseleri ve imar faaliyetleri sayesinde Osmanlı, Balkanlar'ı sadece yönetmekle kalmamış, bu coğrafyayı kendi kalbi ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Bugün bile izlerini sürebildiğimiz, Balkanlar'ın dört bir yanına nakşedilen mimari miras, bizler için o dönemin ruhunu yaşatmaya devam etmektedir.
Osmanlı Devleti'nin on dördüncü yüzyılın ortalarından itibaren Rumeli'ye geçişi, yalnızca bir askerî fetih dalgası değil aynı zamanda idari, sosyal, iktisadi ve kültürel bir dönüşümün başlangıcıdır. Osmanlı Devleti, Balkan coğrafyasında kendi çağdaş devletlerinin çok ilerisinde "istimalet" adını verdiği uzlaştırıcı ve koruyucu politikasıyla farklı dinî ve etnik kökenden toplumların kendi kimliklerini koruyarak bir arada yaşamalarını sağlayan bir düzen kurmuştur. Bu düzen; nehirlerin üzerine kurulan köprüler ile şehirlerin merkezine kurulan camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, saat kuleleri ile bütünleşmiştir. İstimalet politikasının yanında tahrir sistemleri, vakıf müesseseleri ve imar faaliyetleri sayesinde Osmanlı, Balkanlar'ı sadece yönetmekle kalmamış, bu coğrafyayı kendi kalbi ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Bugün bile izlerini sürebildiğimiz, Balkanlar'ın dört bir yanına nakşedilen mimari miras, bizler için o dönemin ruhunu yaşatmaya devam etmektedir.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
0.00₺
0.00₺



