ERKEKLİĞE KARŞI ÜÇLÜ İTTİFAK Savaş, Göç ve Yoksulluk Kıskacındaki Erkeklikler - Ankara’daki Suriyeliler Örneği – Saeid Mozafari, Halime Ünal Reşitoğlu – Nobel Bilimsel Eserler
%15 İNDİRİM
ERKEKLİĞE KARŞI ÜÇLÜ İTTİFAK Savaş, Göç ve Yoksulluk Kıskacındaki Erkeklikler - Ankara’daki Suriyeliler Örneği
Yazar: Saeid Mozafari, Halime Ünal Reşitoğlu
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Barkod:9786253930882
ISBN:978-625-393-088-2
Sayfa Sayısı:134 Sayfa
Ürün Ebatı:16,5x24
Dil:Türkçe
Baskı Sayısı:1. Basım
Basım Tarihi:11/2023
Yazar:Saeid Mozafari, Halime Ünal Reşitoğlu
28Görüntülenme
Bu kitapta 170 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
“Erkek olarak çocuklarım aç kaldığı zaman ciğerim yanıyor, kalbim sıkışıyor nasıl aç kalırlar diye. Bu benim içimdeki en büyük yangın, çok zoruma gidiyor bu.
Tek derdim onları koruyabilmektir”
“İnsanın elinden bir şey gelemeyince, bir şey yapamayınca bir eksiklik hissediyor çünkü ailesine istediklerini sunamıyor. O an işte zayıf olduğun yer…
Kesinlikle bu erkeğin zayıf noktasıdır.”
Geleneksel Suriyeli erkeklik biçiminin yeniden üretim dinamiklerine karşı kronolojik olarak üçlü bir ittifak içinde olan savaşın, zorunlu göç ve kentsel yoksulluk deneyimlerinin toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında dönüştürücü bir etkiye sahip olduğu açıkça görülüyor. Yaşama dair her şey üzerinde katastrofik bir etkiye sahip iç savaş koşullarının ortaya çıkardığı “korku”, “çaresizlik” ve “gelecek kaygısı” kıskacında ezilen bir erkeklik hâli bir taraftan, akabinde ölüm dâhil risk ve çatışma dolu bir zorunlu göç sürecine mahkûm bırakılması ile “kaybedilmiş erkeklik” deneyiminin oluşması diğer taraftan patriarkal ilişkileri sekteye uğratıyorlar. Geleneksel erkeklik beklentilerini ifa etmekte “acizleşmiş” Suriyeli erkeklerin zorunlu göç sonrası yerleştikleri yeni ekonomik, toplumsal, hukuksal ve siyasal yapıların madunlaştıran ve marjinalleştiren etkileri ise deneyimlenmekte olan erkeklik kaybını pekiştiriyor.
Ankara'nın merkezî bölgelerinde bir görünürlüğe sahip yoksul Suriyeli mülteciler ile gündelik hayattaki karşılaşmalar ve edinilen deneyimler ve gözlemler sonucu şekillenen bu çalışma, göç sorunsalı bağlamında sınıf, toplumsal cinsiyet ve eleştirel erkeklik yaklaşımlarının önemini vurgulayarak giderek kronikleşen göç tartışmalarına bir katkı sunuyor.
Tek derdim onları koruyabilmektir”
“İnsanın elinden bir şey gelemeyince, bir şey yapamayınca bir eksiklik hissediyor çünkü ailesine istediklerini sunamıyor. O an işte zayıf olduğun yer…
Kesinlikle bu erkeğin zayıf noktasıdır.”
Geleneksel Suriyeli erkeklik biçiminin yeniden üretim dinamiklerine karşı kronolojik olarak üçlü bir ittifak içinde olan savaşın, zorunlu göç ve kentsel yoksulluk deneyimlerinin toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında dönüştürücü bir etkiye sahip olduğu açıkça görülüyor. Yaşama dair her şey üzerinde katastrofik bir etkiye sahip iç savaş koşullarının ortaya çıkardığı “korku”, “çaresizlik” ve “gelecek kaygısı” kıskacında ezilen bir erkeklik hâli bir taraftan, akabinde ölüm dâhil risk ve çatışma dolu bir zorunlu göç sürecine mahkûm bırakılması ile “kaybedilmiş erkeklik” deneyiminin oluşması diğer taraftan patriarkal ilişkileri sekteye uğratıyorlar. Geleneksel erkeklik beklentilerini ifa etmekte “acizleşmiş” Suriyeli erkeklerin zorunlu göç sonrası yerleştikleri yeni ekonomik, toplumsal, hukuksal ve siyasal yapıların madunlaştıran ve marjinalleştiren etkileri ise deneyimlenmekte olan erkeklik kaybını pekiştiriyor.
Ankara'nın merkezî bölgelerinde bir görünürlüğe sahip yoksul Suriyeli mülteciler ile gündelik hayattaki karşılaşmalar ve edinilen deneyimler ve gözlemler sonucu şekillenen bu çalışma, göç sorunsalı bağlamında sınıf, toplumsal cinsiyet ve eleştirel erkeklik yaklaşımlarının önemini vurgulayarak giderek kronikleşen göç tartışmalarına bir katkı sunuyor.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
201.00₺
170.85₺
1

