Hür Esir Yüz Yıllık Fırtına – Barış Şengül – Liman Yayınevi

Ana Sayfaya Dön
Hür Esir Yüz Yıllık Fırtına – Barış Şengül – Liman Yayınevi kitap kapağı
Hür Esir Yüz Yıllık Fırtına – Barış Şengül – Liman Yayınevi kitap kapağı
%22 İNDİRİM

Hür Esir Yüz Yıllık Fırtına

Liman Yayınevi

Yazar: Barış Şengül

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

Barkod:9786256043596
ISBN:9786256043596
Sayfa Sayısı:368 Sayfa
Ürün Ebatı:13.5x21.5 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:2
Yazar:Barış Şengül
50Görüntülenme

Bu kitapta 463 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Konağın zorlanan Kündekari kapısı, şimşekle parçalanacak gibiydi ki bir ses yankılandı. Adeta İsrafil'in surundan kopan bir nidaydı bu, kıyametin gazap seslerini taşıyan türden bir çağrı. Önce bir zelzeleye yordu kalabalık bu sesi, ardından kudretli bir gök gürlemesine. Ama hayır, bu ses hepsinden daha kudretli, zamanın derinlerinden kopup gelen bir yankıydı.Mardin. Kim bilir kaç medeniyetin izini taşır, kaçının adı bilinir, kaçı unutulmuştur? Sümer, Akad, Mitani, Hitit, Asur, Babil, Pers, Makedon, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı... Konağın en tepesindeki avluda, tavandan yere zincirlerle sarkıtılmış, çelikten dövülmüş devasa zırha vurulan tokmağın sesi şehrin kadim hafızasını uyandırmıştı.Bu gong, iki yüz yıldır suskun olan, eskiden sadece savaşın ölümcül tehlikesinde yankılanan o metalik çığlık, şimdi savaşı durdurmak için çalınıyordu. Ve bu çağrıyı yapan el, Leyla Hatun'un eliydi. Kadim konağın hürmetiyle titreyen halkın tanıdığı bu kudretli el, en güçlü erkeklerin bile zorlukla taşıdığı o devasa tunç tokmağı yerden kaldırıp çelik zırha beş kez vurdu. Her vuruş, bir öncekinden daha yankılı, daha dehşetliydi. İlk vuruşta atlar ürküp çifteler savurdu. İkinci vuruşta kalabalığın ellerindeki silahlar yere düştü. Üçüncü vuruşta insanlar kulaklarını elleriyle kapatıp haykırdılar. Dördüncü vuruşta dizlerinin üzerine çöktüler. Beşinci vuruşta ise panik içinde birbirlerini çiğneyerek dağıldılar, Ve Leyla Hatun, bir kez daha tokmağı kaldırdı, bu kez sesi konağın derin avlularından şehre dağılan yankıların arasına bir kelâm bırakmak içindi. "Ey azgın kalabalık! Sizlere sesleniyorum! Ne bir Serbey eşi, ne bu şehrin ve de sizin hanımınız olarak değil, birana olarak sesleniyorum. Kocası ölene dul, anası ölene yetim, babası ölene öksüz denmiştir. Ancak kelamı kibarda; Oğlu, gelini, torunu katledilmiş bir anaya verilmiş bir isim yoktur! Bugün başka bir annenin daha yüreği dağlanmayacaktır. Zira Huda'yı Dilovan, "Bize bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek g...

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
594.00
463.32
1