Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık – İsmail Küçükkılınç – Historia Yayınevi

Ana Sayfaya Dön
Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık – İsmail Küçükkılınç – Historia Yayınevi kitap kapağı
Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık – İsmail Küçükkılınç – Historia Yayınevi kitap kapağı
%1 İNDİRİM

Jön Türklük ve Kemalizm Kıskacında İttihadçılık

Historia Yayınevi

Yazar: İsmail Küçükkılınç

Stokta Yok

Barkod:9789756587409
ISBN:9789756587409
Sayfa Sayısı:432 Sayfa
Dil:Türkçe
Basım Tarihi:11/2018
Yazar:İsmail Küçükkılınç
2Görüntülenme

Bu kitapta 44 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Birbirinden farklı ve çarpıcı tezlerin yer aldığı bu eserde İsmail Küçükkılınç, gerçek Milli Mücadele’nin 1913-1918 arasında cereyan ettiğini, 1919-1922 arasındaki Millî Mücadele’ninse gerçek mücadelenin bir devamı ya da tamamlayıcısı hükmünde olduğunu ifade etmektedir.Küçükkılınç’a göre bugün artık resmî tarihin Millî Mücadele tezi geçerliliğini büyük oranda yitirmiştir. Millî Mücadele’nin İttihadçı bir kadronun, İttihadçı bir organizasyonu olduğu artık muhkem-i kaziye hükmündedir. Talat ve Enver Paşalar başta olmak üzere İttihadçı liderlerin harbin neticesinin belli olmasıyla yeni bir mücadelenin hazırlığına giriştiği, pek çok yerde silah depoladığı, Doğu’daki orduyu yeni mücadele için dizayn ettiği, mahallî İttihadçı liderlerin zaten tetikte beklediği, Karakol başta İstanbul ve Anadolu merkezli tüm kuruluşların İttihadçı karakterinin baskın olduğu yeteri kadar çalışılmışsa da Millî Mücadele’nin İttihadçı kadronun İttihadçı organizasyonu olduğu şeklindeki tespit resmin bütününü vermekten de uzaktır.Millî Mücadele, her şeyden evvel milletin ve memleketin bekası mefkûresidir ve bunu temin eden de Balkan Harbi olmuştur. Balkan Harbi kadar İttihadçıların kanını donduran başka bir hadise zikredilemez. Çünkü hemen hepsinin doğup büyüdüğü ya da vazife yaptığı, Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki birçok yerden önce vatan yaptığı, nüfusunun mühim bir kısmını salt Müslümanların değil etnik Türklerin teşkil ettiği topraklar çok kısa sürede kaybedilmiştir. Osmanlı Devleti’ne rengini, şeklini veren, onu Rumeli-Balkan Devleti olarak gösteren bu toprakların kaybı bir faciaydı, ancak oradaki nüfusun maruz kaldığı katliam ve tehcir, harp mağlubiyetinin artık sadece toprak kaybına yol açmadığını, aynı zamanda nüfusun da mahvına, helakine yol açtığını da göstermiştir.İttihadçılar, daha evvel hikâye şeklinde dinledikleri bu katliam ve tehcir hakikatini bizzat yaşayarak tecrübe ettiler. Artık geride, çoğunun II. Meşrutiyet’in İlanı’na kadar görmeği Anadolu toprakları kalmıştı. Anadolu so...

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
45.00
44.55