Kara Trenin Kaçak Yolcuları – Selahattin Yılmaz – Karahan Kitabevi

Ana Sayfaya Dön
Kara Trenin Kaçak Yolcuları – Selahattin Yılmaz – Karahan Kitabevi kitap kapağı
Kara Trenin Kaçak Yolcuları – Selahattin Yılmaz – Karahan Kitabevi kitap kapağı
%10 İNDİRİM

Kara Trenin Kaçak Yolcuları

Karahan Kitabevi

Yazar: Selahattin Yılmaz

Stokta Yok

Barkod:9786054989850
ISBN:9786054989850
Sayfa Sayısı:102 Sayfa
Dil:Türkçe
Basım Tarihi:11/2016
Yazar:Selahattin Yılmaz
2Görüntülenme

Bu kitapta 315 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

—Bir sevda söylencesi nede güzel yakışmış melodilere. Dedi.Göz göze geldik. Kızardım ve başımı önüme eğdim. Beni dinlediğini anlayınca ne kadar da utanmıştım. Bizim oralarda yüzünü yabancı bir erkeğe göstermek, göz göze gelmek, hele de yüksek sesle türkü söylemek çok ayıp karşılanırdı. Türkü yüklü trenin raylar üzerinden kayarken verdiği rehavetle, farkında olmadan sesimi yükseltmiştim. Kara bir trenin koynunda tanıştım Mustafa’yla. O töre cinayetinden, ben ise berdel evliliğinden kaçıyordum. Yer yer beyazlamış kirli sakalının arkasına gizlemeye çalıştığı yorgun yüzüyle karşımda oturmuş; gözü dışarıda, kulağı bende dudaklarımdan dökülen türküye vermişti kendini. Daha kızarıklığım geçmemişti ki, birden bire karanlık bastırıverdi! Bir tünele girmiştik. Ve trenimiz tünele girmesiyle; dağların bağrına, törelere, bağnazlığa kara saplı bir hançer gibi saplanıvermişti sanki!Vagonun içi tekrar aydınlandığında göz göze geldik yine.—Benim adım Mustafa. Dedi, tokalaşmak için elini uzatarak. Elini tutmadım ama: —Ben Elif, diyebildim sıkılarak.Aynı memlekettenmişiz. O Ergani’den, bense Bismil’dendim. Benim gibi o da, ilkel törelerden kaçıyormuş. Uzun uzun anlattı kendini. Acımasız törelerden şikayet etti daha çok. Büyük şehirlerde kimse kimseye karışmazmış, kadın erkek eşitmiş, araba süren kadınlar bile varmış hatta. Ben kah hayran hayran dinliyor, kah etrafımızdaki yolculardan utanarak, anlatılanlar bana değilmiş gibi başka yöne bakınıyordum.Tren yavaşladıkça tarifsiz bir korku sarıyor tüm bedenimi. Arada dışarıya ve koridorlara bakınıyor, sonra tekrar yerime oturup kulak veriyorum Mustafa’ya. Bir yandan da dua ediyorum titrek bir yürekle. Peşimdekiler benden önce Diyarbakır’a ulaşmasınlar diye. Yirmi yıl evvel dayısını öldüren adam, üç gün sonra çıkıyormuş hapisten. Onu vurması için bir silah vermişler Mustafa’nın eline, o da kabul etmeyip bu ilkel kanunu, kaçıp uzaklara gitmek için silahıyla birlikte binmiş nereye gittiği belli olmayan bir trene. İstanbul’daki asker arkadaşın...

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
350.00
315.00