İçeriğe atla

Korkusuz Zaman

Korkusuz Zaman – Köksal Yüceler – Ateş Yayınları kitap kapağı
Korkusuz Zaman – Köksal Yüceler – Ateş Yayınları kitap kapağı
%25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM • %25 İNDİRİM •

Ateş Yayınları

Yazar:Köksal Yüceler

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

Barkod:9786258991741
ISBN:9786258991741
Sayfa Sayısı:124 Sayfa
Ürün Ebatı:13x21 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
2 görüntülenme

Bu kitapta 213 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

"Korkusuz Zaman" şairin son kitabıdır. Diğer kitaplarıyla karşılaştırıldığında, şair, şiirlerinde yine toplumun sosyoloijisini değerlendirmekte ve ayrıca Anadolu geleneklerini harmanlamaktadır. Dikkatle incelendiğinde satırlarında sosyal ve siyasal imgelere yer verdiği görülür. Bir şiirde okuruna şöyle seslenmektedir: "Parmaklarımız kalemdir taş kırana benzer, gözlerimiz parlak ışıltı, yarını aydınlatan. Dilimiz beyaz güvercinin uçuş muştusu. Özgürlük koşusunda mutluluğu arıyorsak, söylesen bir, boynunu eğri tutmak nedendir?"

Şair, aydın geleceklerin ülkemizde var olması için şiirinin bir bölümünde, "Gittiğiniz yol belli, akıllarınızdaki gün ve yarın belli, yeşil bayraklı cihat avazınızdan belli." diyerek bağnaz yapıyı eleştirir.

Gençliğin direnişini şöyle örnekler. "Beyazla siyahın vuruştuğu bir koşuydu menzil, eski ve yeni birbirine hesap sorarken. Gençlikti; fırtınaları, kasırgaları yoldaş yazdık, kimi kitaplara, kimi yasaklı şiirlerin dizelerine." Anadolu eleneklerinden söz eder. Ve inandığımız geleneklerimizin yaşamımıza yansımalarını irdeler. "Biz yağızların şaha kalktığı opraklardan geldik, ırmakların çağıldadığı özgür dağlardan. "Eşkıyalar gördük, dağların bitmeyen ilesinde, efelerin hançerinin topa, tüfeğe direndiğini de." Şair, diğer yandan halk ozanlarını şöyle över. "İçimizde birikmiş tutsak geçmiş, hüzünleriyle pervanedir bedenlerimizde. Her inanç birbirine karışır, halk aşıklarının yazısız atışmalarında. Doğru eğriyle, eğri doğruyla savaşır !..."

Varoluşumuzu ve ölümün gelişini iki cümleyle noktalar.
"Artık güneşli yüzümüz kayboldu, zaman dikenli teller ördü yollarımıza. Gülmelerle geldik, gülmezcesine gidiyoruz. Acıdır gördüklerimiz... Kim gider, kim kalır bellisizdir... Ayırdım yerimi bir servi ağacı dibinde, soyumun baş ucunda."

Köylünün topraktaki yaşadığı çilekeşliğini şöyle betimler...
"Patlamışsa taneleri altın sarısı başakların, beylerin, ağaların topraklarında, şanlı düğünlerinde halaylar coşkuyla çekilmiştir."
Geçmişlerde demokrasi savaşını vermiş, o yılların devrimci gençlerine yeniden davet çıkarır.
"Bugünler çok yaralıdır, hastalıklıdır bedenler. Baş ve gövde ayrı düşmüştür kimliğinden. Ey esaretin yıkıcı militanları! Sissiz olmaz, neden? Bütün odalar zindan, her kapı kilitli. Bütün adımlar takipte, her soluk dinlenmekte."

285.00₺
213.75₺
1