Nâme-i Dil
Sergüzeştnâme
Yazar:Osman Rahmi
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Bu kitapta 405 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Osman Rahmî ve eserleri biyografik kaynaklarda ve edebiyat tarihlerinde yer almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki kayıtlara göre şair 1248 (1832/33)'de İstanbul'da doğmuş ve Şûrâ-yı Bahriye başkâtibi iken kendi isteği üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)'te malulen emekli olmuş ve 20 Kânun-ı Sânî 1311 (1 Şubat 1896)'da 64 yaşında iken vefat etmiştir.
Nâme-i Dil ve Hayâl-i Dil isimli eserler divan şiiri geleneğine ilginin azaldığı 19. yüzyılda kaleme alınmış manzum sergüzeşt-nâmelerdir. Şairlerin yönünü daha çok Batı edebî ürünlerine çevirdiği bir dönemde Osman Rahmî'nin 30 yaşında iken tamamlandığı bu eserlerle divan şiiri geleneğini sürdürmeye çalışması dikkate değerdir. Şairin bu eserlerde form ve içerik olarak sergüzeşt-nâme geleneğine yeni boyutlar kazandırdığı görülmektedir. Nâme-i Dil şairin yaşadığı dönem hayatından izler yansıtması ona ayrı bir özellik katmaktadır.
Eserlerdeki çok sayıda gazelde âşığın sevgilinin güzelliği karşısındaki aczi ve ona kavuşmak için çaresizce yaptığı duygu dolu yakarışları ile karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî bu şiirler arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef'î, Şeyhülislam Yahyâ ve Nedîm gibi divan şiiri geleneğinin önde gelen şairlerine nazire olarak değerlendirilebilecek çok sayıda gazel ile bu geleneğini de sürdürmeye çalışmaktadır. Nâme-i Dil'deki 45 beyit uzunluğundaki manzum mektup, dile getirilen duygular ve onların etkileyici tasviri ile eserdeki en güzel şiirler arasındadır. Manzûmenin bu yönüyle divan şiiri geleneğindeki en etkili manzum mektuplar arasında sayılabilecek nitelikte olduğu görülmektedir.
Rahmî'nin eserlerinde divan şiiri geleneğindeki âşık-sevgili tasavvurunda dikkati çekici farklı yaklaşımlar sergilediği görülmektedir. Sevgiliye kavuşmanın da kalıcı bir mutluluk getirmeyeceği ve sonunun ayrılık olacağı, "Vuslatın âhiri derd [ü] firkat" (MEND. B. 442) düşüncesi bunlardan birisidir. Bu çerçevede âşığın kendisini "sezâ-yı vuslat" (MUHD. 2, BT. 5) gören sevgiliye karşı kendisini "bezm-i visâle nâ-sezâ" görmesi ve ona "kulluk yeter devlet bana" (MUHD. 2, BT. 6) karşılığını vermesi konunun divan şiiri geleneğinde ele alınışına farklı bir boyut kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki kadar isimlerinde de gönlü öne çıkaran bu eserler, gerek anlatım gerekse kurgularıyla Rahmî'nin önemli bir edebî birikim ve sanat yeteneğine sahip olduğunu yansıtmaktadırlar.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Ka'Be - Na'Me
Mehmet Güler

Firdevsi-yi Rumi Süleymân-name-yi Kebir
Okan Celal Güngör, Beytullah Bekar, Muhammet Kaya

Gülşen-i Zürefa
Halime Çavuşoğlu

Mir'at-ı Muhammedi
Lokman Taşkesenlioğlu

Tercüme-i Tevrìt
Beytullah Bekar

Nefʿi Siham-ı Kaza
Cahit Başdaş

Tekamül-i Tenkit Yazıları
Mehmet Rauf

Süleyman bin Mustafavi el-Kütahyavi LUGAT-İ KUR’AN
Yasin Yaylar

Kanije Müdafaası ve Cihad-Name-i Hasan Paşa
Osman Ünlü

Şatranç-Name-i Kebir
Firdevsi-i Rumi

Cevher-Name-i Sultan Muradi
Mustafa B. Seydi

Firdevsi-i Rumi-Süleyman-name-i Kebir
Necmiye Özbek Arslan



