Nuh’un Ayakizlerine Yolculuk 1. Kitap – Nibirulu Yılmaz Erdoğan – Sarmal Kitabevi

Ana Sayfaya Dön
Nuh’un Ayakizlerine Yolculuk 1. Kitap – Nibirulu Yılmaz Erdoğan – Sarmal Kitabevi kitap kapağı
Nuh’un Ayakizlerine Yolculuk 1. Kitap – Nibirulu Yılmaz Erdoğan – Sarmal Kitabevi kitap kapağı
%10 İNDİRİM

Nuh’un Ayakizlerine Yolculuk 1. Kitap

Sarmal Kitabevi

Yazar: Nibirulu Yılmaz Erdoğan

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

Barkod:9786258693133
ISBN:9786258693133
Sayfa Sayısı:200 Sayfa
Ürün Ebatı:13.5x19.5 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
Yazar:Nibirulu Yılmaz Erdoğan
27Görüntülenme

Bu kitapta 225 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Bu kitap, tarihe ek yapılmak için yazılmadı. Dipnot olmak için hiç yazılmadı. "Alternatif görüş" etiketiyle rafın kenarına itilmek için de yazılmadı. Nuh'un Ayak İzlerine Yolculuk, insanlık tarihinin bilinçli biçimde daraltıldığı bir eşikte, unutulmuş hafızanın izini sürer. 12 bin yıla sıkıştırılan bir anlatının karşısına, 432 bin yıllık bir eşiği koyar. Ve basit ama sarsıcı bir soruyla başlar: İnsan, bu kadar kısa sürede kendi kendine mi ilerledi? Bu kitap şunu iddia etmez: "İnsan yaratıldı." Ama şunu açıkça söyler: İnsan yönlendirildi. Bilginin eşiğine getirildi. Ve yalnız değildi. Laz–Sümer tabletlerinde geçen anlatılar burada bir "inanç" ya da "mit süslemesi" olarak ele alınmaz. Bu metinlerde konuşan figürler, tanrılar değil; öğreticilerdir. Ölçüyü öğretenler, zamanı sayıya dökenler, düzen kuranlardır. Ve bu figürler, tesadüfen değil, ısrarla aynı adla anılır: ANUNNAKİLER. Ancak bu kitap, kolaycı uzaylı masallarına da sığınmaz. Anunnaki figürünü; biyolojik bir varlık değil, insan bilincinin dışsallaştırdığı öğretici-otorite arketipi olarak ele alır. Yani mesele "kim geldi?" sorusu değil; İnsan neden kendinden büyük bir düzen fikrine ihtiyaç duydu? sorusudur. Bu yolculukta; MU'nun yok oluşu bir kıta kaybı değil, bir öğretim merkezinin çöküşü olarak okunur. Hyperborea, bir coğrafyadan çok bir bilinç zamanı olarak ele alınır. Kolkhis ise bir ülke değil; hafıza ve dil hattıdır. Kitap, uygarlığın tek bir merkezden doğduğu fikrini reddeder. Türk–Rus–Laz hatlarını biyolojik üstünlük olarak değil, üç farklı uyum biçimi olarak okur: Hareket, dayanma ve hatırlama. Bu metin şunu açıkça ilân eder: Uygarlık, merkezlerden değil; geçitlerden doğar. Ve tarih, kazananların değil; hatırlayabilenlerin omuzlarında taşınır. Bu nedenle kitap, akademiye doğrudan seslenir: Dili yardımcı unsur sananlara, Lazcayı "yerel", Sümerceyi "ölü" sayanlara, Mitleri masal, hafızayı folklor diye küçültenlere… Dilini bilmediğiniz bir çağın tarihini yazamazsınız. Bu kitap sizi ikna etmeye çalışmaz. Rahatlatmaz. Uzlaştırmaz. "Herkes haklı" demez. Ama şunu yapar: Ezberleri hedef alır. Alışkanlıkları sarsar. Ve şu uyarıyı bırakır: Bazı çağlar, onları hatırlayabilen dillerde yaşar. Ve bazı diller, susturuldukça daha gür konuşur. Bu kitabı okuduktan sonra aynı soruları aynı şekilde soramayabilirsiniz.

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
250.00
225.00
1