Osmanlı Şiirinde Hüznün Poetikası Bir Düşün Hüznü – Nazire Erbay – Paradigma Akademi Yayınları
%15 İNDİRİM
Osmanlı Şiirinde Hüznün Poetikası Bir Düşün Hüznü
Yazar: Nazire Erbay
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Barkod:9786258069020
ISBN:9786258069020
Sayfa Sayısı:319 Sayfa
Ürün Ebatı:16x24 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2021
Yazar:Nazire Erbay
55Görüntülenme
Bu kitapta 408 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Şiir, yüzyıllarca Osmanlı toplumunun hemen her kesiminde sanatsal bir iktidar unsuru olur. Aynı zamanda şiir, medeniyet inşasında temel değerdir. Osmanlı şairi eserlerinde, geleneksel anlatımı koruyarak hüzne, bireysel ve toplumsal düzlemde poetik bir duruş sergileyecek kadar yer verir. Hüzün, şiir diliyle hareketi, gayreti, düşünmeyi besler ve medeniyetle beraber okuması yapılır. Hüzün insanîdir, evrenseldir. Osmanlı şairinde hüzün, var olduğu ilk günden itibaren şiire dairdir. Hüzün, ferdin içinde bulunduğu zamanda veya zamanın durduğu anlarda, çok yönlü sistematik okumalar gerektiren bir kavramdır. Ezber edilen, kural ve kanunlar içinde hüzün, şairi kanunlardan, yönetmeliklerden hem uzaklaştırır hem de yaklaştırır. İslam Peygamberi hüznün temsilcisidir, o zaman gününü gün etmek ve hazzı öncelemek yerine hüznü yaşaması, tavsiye etmesi şaire yakışan bir düşünce ve yaşayış şeklidir. Osmanlı şairleri eserlerinde düşkünlük veya sefalet üzerinden hüzün icra etmez. O zaman hayatın gerçeği hüzündür. Ve hüzün, klasik Türk şairinin bizzat kendisidir. Hüzün, tahsil edilen bir şeydir. Çünkü, hüzün hayatı kusursuz, engebesiz yapmaya çalışanların karşısında, bir mürşit yahut şeyhtir. Hüzün insanı erken yaşlarından itibaren büyütendir, çünkü hüzünle hiç kimse çocuk kalmaz. Şiirlerde hüzün, yatay düzlemde oyalanan, genişleyen ama daha çok dikey düzleme, aşkın olana yönelen duyguları içerir. Hüzün, şair için melankolik esaretin karşılığı değil, tam tersine inanarak özgürlüğünü ilan ettiği bir alandır. Muhabbet, hüzne taliptir. Ehl-i hüzün olmak her kişinin nasiplenemeyeceği bir hâl olarak nitelendirilir, çünkü hüzün marifete dâhildir. Hüzün, bir yoksunluk hâli değildir. Hüzün, rızkıyla beraber gelen misafir gibidir. O misafirin bereketinden faydalanmak gereklidir. Böylece hüzün, şair için bir nimet ve eminliktir. Hüzün, hep güzele vesile olur. Hüzün olmazsa aşk eksik kalacaktır. Hüzün, kişiyi yaksa da buradaki hâl olgunlaşmaya ya da tasavvufî terimle söylenirse tekâmüle vesiledir...
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
480.00₺
408.00₺
1

