İçeriğe atla

Tanrı - Kral - Halk Sebe Yazıtlarında Din - Siyaset İlişkisi

Tanrı - Kral - Halk Sebe Yazıtlarında Din - Siyaset İlişkisi – Büşra Nur Güler – Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı kitap kapağı
Tanrı - Kral - Halk Sebe Yazıtlarında Din - Siyaset İlişkisi – Büşra Nur Güler – Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı kitap kapağı
%20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM • %20 İNDİRİM •

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı

Yazar:Büşra Nur Güler

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

600.00₺750.00₺%20 İndirim
Barkod:9789755487908
ISBN:9789755487908
Sayfa Sayısı:440 Sayfa
Ürün Ebatı:16x24 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2026
0 görüntülenme

Bu kitapta 600 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Arap Yarımadası, İslâm'ın zuhur ettiği dinî, tarihî ve kültürel zemin olmasının yanında başta hilâfet kurumunun teşekkülü ve ilk fetih hareketleri gibi siyasî süreçlere ev sahipliği yapması bakımından akademik araştırmaların odağında yer almaktadır. Bununla birlikte bazı araştırmalarda, İslâm'ın kökeni ve Hz. Peygamber'in nübüvvet tecrübesi bölgenin dinî-kültürel mirasıyla irtibatlandırılmakta, bu durum risâletin tarihî bağlamının ve İslâm'ın ayırt edici vasıflarının tesbiti için İslâm öncesi Arap toplumlarının ve dinî-siyasî geleneklerinin titizlikle incelenmesini gerekli kılmaktadır.

Elinizdeki çalışmada, MÖ X. ile MS VI. yüzyıllar arasına tarihlenen Sebe yazıtlarını merkeze alarak İslâm öncesi Yemen ve çevresinin dinî-siyasî yapısı yeniden değerlendirilmekte, söz konusu veriler ışığında bölgede hâkim tanrı tasavvuru ve bu tasavvurun siyasî organizasyonlara yansımaları incelenmektedir. Dinin meşrûiyet, âidiyet, iktidar ve toplumsal bütünleşme süreçlerinin şekillenmesinde kurucu bir rol üstlendiğini teyid eden Tanrı-Kral-Halk, yalnızca Güney Arabistan'ın dinî ve siyasî tarihine dair bir inceleme sunmakla kalmamakta, İslâm'ın zuhûr ettiği Arap Yarımadası'nın tarihî arka planının daha sağlıklı anlaşılmasına katkı sağlayacak bir perspektif geliştirmekte, bu yönüyle dinler tarihi, İslâm tarihi, siyer, hadis, tefsir ve Eski Çağ araştırmaları açısından verimli bir tartışma zemini açmaktadır.