TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE DÜŞÜNÜRLERİ – Hikmet Yıldırım Celkan – Nobel Akademik Yayıncılık
%15 İNDİRİM
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE DÜŞÜNÜRLERİ
Yazar: Hikmet Yıldırım Celkan
48 saatte kargoda!
Barkod:9786254270413
ISBN:978-625-427-041-3
Sayfa Sayısı:464 Sayfa
Ürün Ebatı:16,5x24
Dil:Türkçe
Baskı Sayısı:1. Baskı
Basım Tarihi:11/2022
Yazar:Hikmet Yıldırım Celkan
51Görüntülenme
Bu kitapta 467 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Bir bilim dalı ve sosyal kurum olarak eğitim; modern toplumların organizasyonu, değişimi ve değer yargıları açısından hayati bir önem taşımaktadır. Sadece tarihî boyutuyla kalınmayıp sosyal, dinamik yapısal yönüyle de düşünüldüğünde devlet ve toplum düzeninde anahtar bir role sahip olduğu anlaşılır.
Kronolojik açıdan eğitimin bu rolünün İslamiyet Öncesi, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde farklı özellikler arz ettiği görülür. Cumhuriyet'ten evvel geleneksel, dogmatik ve gayrimillî bir eğitim sistemi söz konusudur. En büyük yanlış bilim ve edebiyatta Türkçenin yok sayılmasıydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte eğitimi millî, çağdaş, bilimsel temellere dayandırma çabaları hız kazanmıştır. Ancak bu süreçte eğitim devletçi, hümanist, liberal ve ideolojik zeminlerde kayıp durmuştur.
Eğitimin amaçları, içeriği, metodolojisi, yasal düzenlemeleri, okul kuruluş sistemleri bu kaygan zeminde taklitçilikten kurtarılamamış, istikrara kavuşturulamamıştır. İlköğretim kademesinde daha tutarlı uygulamalara karşılık orta ve bilhassa yükseköğretim kademelerindeki politikalar eğitim sistemini tanınmaz hâle getirmiştir. Bunun en tipik örneği ise öğretmen yetiştirme politikalarıdır. Devlet, Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, özel sektör ve vakıflar maalesef bu yanlışın ortaklarıdırlar.
Kronolojik açıdan eğitimin bu rolünün İslamiyet Öncesi, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde farklı özellikler arz ettiği görülür. Cumhuriyet'ten evvel geleneksel, dogmatik ve gayrimillî bir eğitim sistemi söz konusudur. En büyük yanlış bilim ve edebiyatta Türkçenin yok sayılmasıydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte eğitimi millî, çağdaş, bilimsel temellere dayandırma çabaları hız kazanmıştır. Ancak bu süreçte eğitim devletçi, hümanist, liberal ve ideolojik zeminlerde kayıp durmuştur.
Eğitimin amaçları, içeriği, metodolojisi, yasal düzenlemeleri, okul kuruluş sistemleri bu kaygan zeminde taklitçilikten kurtarılamamış, istikrara kavuşturulamamıştır. İlköğretim kademesinde daha tutarlı uygulamalara karşılık orta ve bilhassa yükseköğretim kademelerindeki politikalar eğitim sistemini tanınmaz hâle getirmiştir. Bunun en tipik örneği ise öğretmen yetiştirme politikalarıdır. Devlet, Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, özel sektör ve vakıflar maalesef bu yanlışın ortaklarıdırlar.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
550.00₺
467.50₺
1

