Türkiye’de İletişim ve Medyanın Ekonomi Politiği (1727-2025) – Ümit Atabek, Gülseren Şendur Atabek – Siyasal Kitabevi

Ana Sayfaya Dön
Türkiye’de İletişim ve Medyanın Ekonomi Politiği (1727-2025) – Ümit Atabek, Gülseren Şendur Atabek – Siyasal Kitabevi kitap kapağı
Türkiye’de İletişim ve Medyanın Ekonomi Politiği (1727-2025) – Ümit Atabek, Gülseren Şendur Atabek – Siyasal Kitabevi kitap kapağı
%10 İNDİRİM

Türkiye’de İletişim ve Medyanın Ekonomi Politiği (1727-2025)

Siyasal Kitabevi

Yazar: Ümit Atabek, Gülseren Şendur Atabek

Yaklaşık 1-3 iş gününde temin

Barkod:9786256586468
ISBN:9786256586468
Sayfa Sayısı:265 Sayfa
Ürün Ebatı:16x24 cm
Dil:Türkçe
Kağıt Tipi:2. Hamur
Basım Tarihi:11/2024
Yazar:Ümit Atabek, Gülseren Şendur Atabek
37Görüntülenme

Bu kitapta 324 Nobel Puan kazanın

Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!

Kitap Hakkında

Bu çalışmayla Türkiye'de iletişim ve medyanın ekonomi politiğine tarihsel bir perspektif sunmayı amaçladık. Son yıllardaki hızlı teknolojik gelişmeler, toplumsal düzenin değişeceğine ilişkin umutları güçlendirmiş görünüyor. Şüphesiz teknoloji, toplumsal dönüşümü hızlandırır; ancak son kertede teknoloji, üretim ilişkilerinin düzeyine göre biçimlenir. Bu nedenle, günümüzde en gözde yeniliklerden biri olan yapay zekânın dönüştürücü gücü de abartılmamalıdır. Yapay zekâ, şüphesiz önemli toplumsal değişimlere yol açacaktır; ancak bu değişimler, her zaman mevcut ekonomik düzenin sınırları içinde gerçekleşecektir. Daha önceki teknolojik yeniliklerin bazı mesleklerin ortadan kalkmasını hızlandırdığı gibi, yapay zekâ da mesleki dönüşümleri derinleştirecektir. Örneğin yarı iletkenlerin kullanılmasıyla otomatik santrallerin yaygınlaşması, elektro-mekanik telefon santrali dönemindeki santral memurelerinin gerekliliğini ortadan kaldırmıştır. Benzer biçimde, yapay zekâ ve robot teknolojileri de birçok meslek için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Ancak bu tehditlerin gerçekleşmesi, ekonomi politik düzenin çıkarlarıyla uyumlu olduğu sürece mümkündür. Robotlar yeterince ucuzlamadıkça, üretimin önemli bir kısmı düşük ücretli işgücüyle yapılmaya devam edecektir. Dolayısıyla sorun, teknolojik değil; temelde ekonomi politiktir.

Ne kapitalizm teknolojik yeniliklerle kendiliğinden yıkılacak ne de sosyalizm sessizce ve kendiliğinden ortaya çıkacaktır. İnsanlık tarihi, feodalizmden kapitalizme geçişin ne kadar zorlu olduğunu gösteren örneklerle doludur. Beş yüzyıldan fazla süredir varlığını sürdüren kapitalizmin her teknolojik yenilikle çökeceğini ummak, eğer politik mücadelenin gerekliliğini gizlemek amacı taşımıyorsa, en hafif ifadeyle bir saflıktır.

Benzer ürünler

Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.

Kategorideki tüm kitaplar
360.00
324.00
1