Türkiye’de Öğretmen Olmak – Orkun Saip Durmaz – Nota Bene Yayınları
Türkiye’de Öğretmen Olmak
%13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM • %13 İNDİRİM •
Yazar:Orkun Saip Durmaz
Stokta Yok
Barkod:9786059020305
ISBN:9786059020305
Sayfa Sayısı:304 Sayfa
Dil:Türkçe
Basım Tarihi:11/2014
2 görüntülenme
Bu kitapta 261 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Bu kitabın konusu olan Türkiye’de öğretmen, daima emeği ile geçinen bir insandı; sonraları icat edilen bir ifade ile “beyaz yakalı emekçi” idi. Başlangıçta kendisini emekçi olarak nitelendirmezdi; devlet memuruydu ve meslek sahibiydi. Daha da önemlisi ona, ayrıca, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli kimliği ile Cumhuriyet’i muhafaza edecek öncü kadroların içinde yer alma görevi verilmişti. Bu nedenle anneler, babalar çocuklarını ona, “eti senin, kemiği benim…” diye emanet ederlerdi.Doksan yıl geçti. Araya sermayenin sınırsız tahakkümü, piyasalaşma, ticarileşme, özel okullar, dershaneler girdi. Hâlâ emekçidir; ancak, konumu değişmektedir. Aynı işleri yaparken bile, meslek sahibi olma özelliğini yitirmektedir; zira, meslekî nitelikleri (emeği) metalaşmaya, neredeyse sıradan “işgücü” olmaya başlamaktadır.Veliler, çocuklarının okuması için (devlet okulları dahil) artan oranlarda bedel ödemeye başlamıştır. Kendilerini kamu hizmetinden yararlanan yurttaşlar olarak değil, okul yöneticilerinin, patronlarının müşterileri olarak algılayanlar artmıştır. Arada kalan öğretmenin saygınlığı onarılamayacak boyutlarda aşınmıştır. Veliler, bir telefon (Alo 147) şikayeti ile öğretmenlerin geleceklerini karartabilmektedir. Öğrencilerin “günaydın öğretmenim” hitabı, geçmişten bir hoş seda olarak anılmaktadır.Velilerin “müşterileşmesi” ile eş-zamanlı olarak, devlet okullarına (hastaneler ile birlikte) “kapitalist işletme” zihniyeti de aşılanmaya başladı. Kadrolu öğretmenlere performans uygulamaları, sicil amirini fiili işveren konumuna dönüştürdü. Ancak, emeğin tam anlamıyla disiplin altına alınması için, işgücü piyasası tamamen esnekleşmeli; emekçilerin rekabeti yaygınlaşmalıydı. Sözleşmeli/ücretli altmış bin, ataması yapılmayan üç yüz bin öğretmen, yıllık sözleşmelerle çalışan sayısı belirsiz özel okul öğretmeni, asgari ücret dahi ödenmeyen stajyerler ve nihayet elli bini aşkın dershane öğretmeni… Tümüyle güvencesiz bir emek ordusunun oluşumu; yani proleterleşme…El...
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
300.00₺
261.00₺



