YAPILAŞMACI İTTİFAK TEORİSİ - Türkiye-İsrail Durumsal İttifakının Analizi – Eyyub Kandemir – Nobel Bilimsel Eserler
%15 İNDİRİM
YAPILAŞMACI İTTİFAK TEORİSİ - Türkiye-İsrail Durumsal İttifakının Analizi
Yazar: Eyyub Kandemir
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Barkod:9786253761462
ISBN:978-625-376-146-2
Sayfa Sayısı:190 Sayfa
Ürün Ebatı:16,5x24
Dil:Türkçe
Baskı Sayısı:1. Baskı
Basım Tarihi:11/2025
Yazar:Eyyub Kandemir
33Görüntülenme
Bu kitapta 240 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Uluslararası toplumun sosyal yapısı, devletleri stratejik seviyede statükocu veya revizyonist olmak üzere iki kimlik inşasında koşullandırabilmektedir.
Ayrıca söz konusu sosyal yapı, devletlerin çıkarlarını da kimlikler üzerinden kurabilmektedir. Devletlerin gücü ise başkalarının davranışlarını belirleme kapasitesi anlamında işlevsel bir güç olarak hâkimiyeti ifade ettiğinde, yine toplumsal kimlikler ile alakalı iken sadece sahip olunan materyal kapasite olarak ise toplumsal kimliklerden soyutlanabilir. Bu çerçevede devletlerden bazıları, kimliklerini yeniden üretim sürecinde ortak bilgi ile müzakere-sorgulama davranışları neticesinde yeniden inşa ederken revizyonist bir kimliğin ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir. Bu durumda uluslararası sistemin güç dengesinde köklü değişim dinamikleri meydana gelmektedir. Bu yapısal değişim anlarında devletlerin yine yapı tarafından kimlikleri üzerinden kurulan çıkarlarını mevcut güçleri üzerinden sürdürmeleri tehlikeye düşmektedir. Giddens'ın “kritik konumlar” olarak ifade ettiği tehdidin çatışma-savaş riskine eriştiği bu durumlarda devletler arasında stratejik kimlikleriyle illa paralel olmasına gerek olmaksızın ittifak anlaşmaları gerçekleşebilir. Bu antlaşmalar belirli koşullarda ortaya çıkan “kritik konumlar” ile ilgili olduğundan konumun şartları süresince devletler tarafından yeniden üretileceğinden “durumsal ittifaklar” olarak adlandırılabilir.
Bir ittifak sistemi içerisinde tehdit algısının zaman ve mekâna yayılma sürecine bağlı olarak statükocu devletler arasında süreç içerisinde paylaşılan/uzlaşılan/ oluşturulan ortak normların, ortak bilginin yoğunluğuyla özellikle statükocu güçler arasında özdeşleşme seviyesine göre kolektif kimlik inşa edilebildiği taktirde bölgesel yapıları dönüştürme kapasitesi olan “stratejik ittifaklar” ortaya çıkabilmektedir. Revizyonist güçler arasında “stratejik ittifaklar”ın çıkma ihtimalinin -bu güçlerin mevcut yapı olan kültürü ne yönde (nasıl) ve ne miktarda (ne kadar) değiştirme taleplerinin farklılaşma olasılığı yüksek olduğundan- düşük olduğu değerlendirilmektedir. Revizyonist ve statükocu güçler arasında bir kritik konumda ortaya çıkan “durumsal ittifak”ın ise stratejik bir ittifaka dönüşmesi, mevcut yapı olan kültüre temel temele zıt olan farklı perspektifleri nedeniyle mümkün olamayacaktır.
Ayrıca söz konusu sosyal yapı, devletlerin çıkarlarını da kimlikler üzerinden kurabilmektedir. Devletlerin gücü ise başkalarının davranışlarını belirleme kapasitesi anlamında işlevsel bir güç olarak hâkimiyeti ifade ettiğinde, yine toplumsal kimlikler ile alakalı iken sadece sahip olunan materyal kapasite olarak ise toplumsal kimliklerden soyutlanabilir. Bu çerçevede devletlerden bazıları, kimliklerini yeniden üretim sürecinde ortak bilgi ile müzakere-sorgulama davranışları neticesinde yeniden inşa ederken revizyonist bir kimliğin ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir. Bu durumda uluslararası sistemin güç dengesinde köklü değişim dinamikleri meydana gelmektedir. Bu yapısal değişim anlarında devletlerin yine yapı tarafından kimlikleri üzerinden kurulan çıkarlarını mevcut güçleri üzerinden sürdürmeleri tehlikeye düşmektedir. Giddens'ın “kritik konumlar” olarak ifade ettiği tehdidin çatışma-savaş riskine eriştiği bu durumlarda devletler arasında stratejik kimlikleriyle illa paralel olmasına gerek olmaksızın ittifak anlaşmaları gerçekleşebilir. Bu antlaşmalar belirli koşullarda ortaya çıkan “kritik konumlar” ile ilgili olduğundan konumun şartları süresince devletler tarafından yeniden üretileceğinden “durumsal ittifaklar” olarak adlandırılabilir.
Bir ittifak sistemi içerisinde tehdit algısının zaman ve mekâna yayılma sürecine bağlı olarak statükocu devletler arasında süreç içerisinde paylaşılan/uzlaşılan/ oluşturulan ortak normların, ortak bilginin yoğunluğuyla özellikle statükocu güçler arasında özdeşleşme seviyesine göre kolektif kimlik inşa edilebildiği taktirde bölgesel yapıları dönüştürme kapasitesi olan “stratejik ittifaklar” ortaya çıkabilmektedir. Revizyonist güçler arasında “stratejik ittifaklar”ın çıkma ihtimalinin -bu güçlerin mevcut yapı olan kültürü ne yönde (nasıl) ve ne miktarda (ne kadar) değiştirme taleplerinin farklılaşma olasılığı yüksek olduğundan- düşük olduğu değerlendirilmektedir. Revizyonist ve statükocu güçler arasında bir kritik konumda ortaya çıkan “durumsal ittifak”ın ise stratejik bir ittifaka dönüşmesi, mevcut yapı olan kültüre temel temele zıt olan farklı perspektifleri nedeniyle mümkün olamayacaktır.
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
283.00₺
240.55₺
1

