Göçmen Edebiyatı Türk-Alman Göçmen Edebiyatı Yazarlar Sözlüğü – Hikmet Asutay – Paradigma Akademi Yayınları
%15 İNDİRİM
Göçmen Edebiyatı Türk-Alman Göçmen Edebiyatı Yazarlar Sözlüğü
Yazar: Hikmet Asutay
Yaklaşık 1-3 iş gününde temin
Barkod:9786256321373
ISBN:9786256321373
Sayfa Sayısı:466 Sayfa
Ürün Ebatı:16x24 cm
Dil:Türkçe
Cilt Durumu:Ciltsiz
Kağıt Tipi:2. Hamur
Baskı Sayısı:1
Basım Tarihi:11/2024
Yazar:Hikmet Asutay
39Görüntülenme
Bu kitapta 459 Nobel Puan kazanın
Sepet tutarı 1000 ₺ ve üzeri
siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kitap Hakkında
Türkiye'nin dört bir yanından özellikle de kırsal kesimden Almanya'ya işçi olarak giden insanlar bir süre çalışıp geleceklerini kurabilecek ölçüde sermaye oluşturduktan sonra geri dönmeyi arzuladılar. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Henüz şehir ya da büyükşehir bile görmeden gittikleri Almanya'da bambaşka bir dil, bambaşka bir kültür kısaca öteki dünya ile karşılaştılar. Tamamen yabancı bir toplum içinde hayatta kalmaya çalışarak pek çok sorunla baş etmek zorunda kaldılar. Zaman zaman en ağır koşullarda, en pis işlerde bile çalıştılar, en kötü yerlerde gelip geçicilik düşüncesiyle konakladılar. Bir tek şeyden vazgeçmediler: Umut. Umut vatan demekti, aile demekti, eş ve çocuklardı, memleket demekti. Misafirlik uzadıkça uzadı, önce eşler sonra çocuklar geldi yanlarına. Derken zaman çok hızlı aktı. Bir de baktılar ki; konaklık gitmiş, gurbetçilik bitmiş Alamanya vatan olmuştu onlara; yeni vatan. "Ben gurbette değil, gurbet benim içimde"(K. Kamu) türküsü dillerinde, türlü yazınsal biçimlerle kendilerini ifade etmeye başladılar, özleyerek, söyleyerek ve de yazarak. İlk yazanlar birinci kuşak şair ve yazarlardı… Pek kimse ciddiye bile almadı, oysa onlar bu edebiyatın tarihini yazıyorlardı. Sonra kadınlar ve çocuklar. Çocuklar gelecek demekti… Her şey onlar içindi. Ama çocuklar iki arada bir yerde hissettiler kendilerini. Türk ve Alman, her iki yere ait, her iki dünya ama aynı zamanda hiçbir şey. Kimliklerini aradılar yıllarca. Her iki dilde de yazdılar, söylediler. Bu edebiyatın ikinci kuşağıydı onlar. İkibinli yıllarla birlikte orada doğup büyüyen, kendini Almanyalı ve Avrupalı Türk olarak tanımlayan anadili Türkçe ve Almanca olan genç kuşak yetişti. Bu yeni kuşağın kimlik ya da vatan ikilemleri ya da çelişkileri de yoktu. Birinci kuşak gurbetçi dede ve ninelerinin torunlarıydılar. Farklı sorunları vardı, yabancılar politikası, yabancı düşmanlığı, entegrasyon süreci, azınlık sorunları gibi. Ama Almanya'daki en büyük azınlık haline gelmişti. Çok başarılı olanları vardı...
Benzer ürünler
Bu kitaba yakın başlık ve konularda öne çıkanlar; kategori ve yayınevine göre de sıralanır — keşfetmeniz için seçildi.
540.00₺
459.00₺
1

